baroşum
07-04-07, 12:57
>>Bir Saatlik Dost
>>(Yasanmis bir hikaye)
>>
>>Hizli bir çalisma temposunun ardindan saatin bes oldugunu Kat
>>nöbetini devretmeye gelen hemsire arkadaslar sayesinde fark etmistik.
>>Yogun bir servisti çalistigim servis, çocuk servisleri hastanelerin en
>>yogun ve gürültülü olan servisleridir. Artik günün yogunlugu geçmis servis
>>sessiz
>>bir hal almisti aksam tedavilerini henüz bitirmis ofiste cay içmeye gitme
>>telasindaydim o günün ilk çayini içme firsati yakaladim diye kendi
>>kendime düşünüyordum. Kep dagilmis saç bas karismis yorgun bitkin bir
>>haldeydim tedavi odasindan çıktigimda aynada kendimi taniyamadim ofise
>>geldigimde hemsire odasinin telefonu çaliyordu . Oturdugum yerden büyük
>>bir güçlükle ayaga kalktim ve telefona gittim karsidaki ses acilde trafik
>>yaralilarinin oldugunu içlerinde çocuklarinda
>>bulundugunu damar bulamadiklarindan dolayi acile yardima gelmemi
>>söylüyordu.Tüm yorgunlugumu unutmus hizla acil servisine yönelmistim ki
>>diger telefonda nöbetçi hekimin icapçı beyin cerrahi hekimiyle gelip
>>gelmeme konusundaki tartismasini duydum. Nöbetçi hekimin sesi ortaligi
>>çinlatiyordu:
>>
>>- Ne yapalim? Birakalim olsun mu bu insanlar? Gelmek zorundasiniz!
>>-.....
>>- Gittiginiz davet beni ilgilendirmez! Nöbet degistirseydiniz çok
>>önemli bir davetti madem.
>>
>>- Siz Hipokrat yemini etmediniz mi ?
>>
>>Konusma böyle sürüp giderken gelen asansöre binerek kosarak acil servisine
>>gittim .Her yer kan revan içinde aglayan kosusturan ,
>>yakinini bulmaya çalisan bir yigin insan vardi bu kalabalikta saglikli bir
>>is nasil yapilirdi bilmiyordum ama her kez elinden geleni birilerine bakma
>>gayretini gösteriyordu. Acil serviste yatak kalmamis sedyelere insanlar
>>yatirilip ilk
>>müdahale yapilincaya kadar bekletiliyor yetersiz kalan
>>personel yerine hastalari yukari sevk edilen servise aileleri
>>çikartiyordu.
>>Onca kazazede içinde basinda kimsesi olmayan ama durumu da oldukça agir
>>15-17 yas arasi bir genç vardi, gerekli müdahalesi yapilmis fakat sevk
>>edildigi beyin cerrahi hekimi henüz görev yerine gelmedigi için
>>orada bekletiliyordu. Kendime ait serum ve tedavileri uyguladiktan
>>sonra o çocugun basina giderek ilgilenmeye çalistim, suuru yerindeydi
>>konustuklarimi anliyor fakat cevap veremiyordu son anlarini yasadigini
>>görüyor ve yalniz oldugu için korkunç derecede üzülüyordum onu orada
>>yalniz bırakamiyordum. Zaten ben onunla ilgilenirken acil servis bosalmis,
>>tüm hastalar gerekli servislere dagitilmisti. Ellerimi simsiki tutuyordu,
>>birakma dercesine gözlerinden yaslar süzülürken kendimi ben de tutamaz
>>hale gelmistim, egildim yanaklarindan
>>öptüm. "Birakmayacagim seni sakin ol, üzülme sakin" diyordum hiç
>>tanimadigim, daha önce hiç görmedigim bu insana anlatilmaz bir yakinlik
>>hissediyor, sanki onun acisinin aynisini çekiyordum.çok aci çekiyordu hem
>>yalnizligindan hem de geçirmis oldugu beyin travmasindan .Ne kadar süre
>>daha onunla kaldigimi hatirlamiyorum. Avucumu birakmasiyla kendime
>>geldim.
>>
>>O artik aramizda degildi, bu dünyayi terk etmisti ve ben gelmeyen doktoru
>>suçluyor içimden Lanetler yagdiriyordum. Derken beyin cerrahi hekimi
>>gelmisti. Hastanin daha dogrusu ex ( ölmüs) gencin üzerindeki çarsafi
>>almami söyledi. çarsafi kaldirdigimda doktorun hiç bir sey söyleme firsati
>>olmadan >yere düştüğünü gördüm. Ne oldugunu anlamaya çalisiyordum. Yemekli
>>bir davetten gelmisti. Acaba çok mu sarhostu ya da kalp krizimi eçiriyordu
>>diye düşünürken diger hekim arkadaslari
>>olaya müdahale etmislerdi bile. ölen o gencecik insanin babasiydi bu
>>doktor ve kendi evladinin tedavisi için çok geç kalmisti ne yazik ki. Kötü
>>günde >oglunun acisiyla felç geçirmis ve görevine yeniden dönememisti
>>
>>Seni yeniden andim KEREM ruhun sad olsun.
>> >Hayattaki bir saatlik dost bana yillardir yasattigin tecrübeyle
>>dost
>>kalan dost .. 1986
>>
>>
>>MUTLAKA 2-3 Ayda bir bu yaziyi okurum ben. Size de tavsiye ediyorum.
>>
>>Dostluk her gün 2-3 kere telefonla konusmak degildir...
>>Dostluk yapilmasi geregine inanilan telefon görüsmeleri sirasinda diger
>>insanlarin dedikodusunu yaparak karsilikli bir seyler paylasildigini
>>zannetmek degildir...
>>Dostluk; dost bildigin kisinin en ince detaylarini bilme ihtiyaci ve
>>geregi
>>degildir...
>>Dostluk; dost bildigin kisinin senin en karisik detaylarini bilmesi
>>gerektigi de degildir...
>>Dostluk her hafta 3-5 kere görüsmek degildir...
>>
>>1 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadigin bir insani
>>birdenbire arayip, dertlesmek, hatir sormak istersen ve o insan da seni
>>geri çevirmez ve sanki daha az önce konusmusun gibi kaldiginiz yerden
>>konusmaya devam ederse, ve daha da önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene
>>ayriliga
>>ragmen bu insanin basi gerçekten sikistiginda yardimina kosacak
>>ilk insanlardan biriysen ve ayni sekilde onun da öyle oldugunu biliyorsan
>>
>>EMIN OL Kİ O kisi senin DOSTUNDUR... Sen de O'nun...
>>
>>" Her tur iliski avuç içinde duran kum taneleri gibidir. Avucumuzu
>>sikmadan, gevsekçe tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur. Avucumuzu
>>kapatip, sikmaya basladigimiz an kum taneleri parmaklarimizin arasindan
>>akmaya baslar. Bir kismini tutmayi basarsaniz da, çogu akip gider.
>>Iliskiler de böyledir. Esneklik varsa, diger insana saygi duyuluyor ve
>>özgürlük taniniyorsa iliskiler bozulmaz. Ama digger insani çok
>>bunaltirsaniz iliski de yavas yavas bozulur ve biter. Hayatta pek çok
>>insanla karsilasirsin, Ama sadece gerçek dostlar senin kalbinde bir iz
>>birakir."
>>
>>GERÇEK DOSTLARINIZI BULUP HIÇ KAYBETMEMENIZ DILEGIYLE... !!!
>>(Yasanmis bir hikaye)
>>
>>Hizli bir çalisma temposunun ardindan saatin bes oldugunu Kat
>>nöbetini devretmeye gelen hemsire arkadaslar sayesinde fark etmistik.
>>Yogun bir servisti çalistigim servis, çocuk servisleri hastanelerin en
>>yogun ve gürültülü olan servisleridir. Artik günün yogunlugu geçmis servis
>>sessiz
>>bir hal almisti aksam tedavilerini henüz bitirmis ofiste cay içmeye gitme
>>telasindaydim o günün ilk çayini içme firsati yakaladim diye kendi
>>kendime düşünüyordum. Kep dagilmis saç bas karismis yorgun bitkin bir
>>haldeydim tedavi odasindan çıktigimda aynada kendimi taniyamadim ofise
>>geldigimde hemsire odasinin telefonu çaliyordu . Oturdugum yerden büyük
>>bir güçlükle ayaga kalktim ve telefona gittim karsidaki ses acilde trafik
>>yaralilarinin oldugunu içlerinde çocuklarinda
>>bulundugunu damar bulamadiklarindan dolayi acile yardima gelmemi
>>söylüyordu.Tüm yorgunlugumu unutmus hizla acil servisine yönelmistim ki
>>diger telefonda nöbetçi hekimin icapçı beyin cerrahi hekimiyle gelip
>>gelmeme konusundaki tartismasini duydum. Nöbetçi hekimin sesi ortaligi
>>çinlatiyordu:
>>
>>- Ne yapalim? Birakalim olsun mu bu insanlar? Gelmek zorundasiniz!
>>-.....
>>- Gittiginiz davet beni ilgilendirmez! Nöbet degistirseydiniz çok
>>önemli bir davetti madem.
>>
>>- Siz Hipokrat yemini etmediniz mi ?
>>
>>Konusma böyle sürüp giderken gelen asansöre binerek kosarak acil servisine
>>gittim .Her yer kan revan içinde aglayan kosusturan ,
>>yakinini bulmaya çalisan bir yigin insan vardi bu kalabalikta saglikli bir
>>is nasil yapilirdi bilmiyordum ama her kez elinden geleni birilerine bakma
>>gayretini gösteriyordu. Acil serviste yatak kalmamis sedyelere insanlar
>>yatirilip ilk
>>müdahale yapilincaya kadar bekletiliyor yetersiz kalan
>>personel yerine hastalari yukari sevk edilen servise aileleri
>>çikartiyordu.
>>Onca kazazede içinde basinda kimsesi olmayan ama durumu da oldukça agir
>>15-17 yas arasi bir genç vardi, gerekli müdahalesi yapilmis fakat sevk
>>edildigi beyin cerrahi hekimi henüz görev yerine gelmedigi için
>>orada bekletiliyordu. Kendime ait serum ve tedavileri uyguladiktan
>>sonra o çocugun basina giderek ilgilenmeye çalistim, suuru yerindeydi
>>konustuklarimi anliyor fakat cevap veremiyordu son anlarini yasadigini
>>görüyor ve yalniz oldugu için korkunç derecede üzülüyordum onu orada
>>yalniz bırakamiyordum. Zaten ben onunla ilgilenirken acil servis bosalmis,
>>tüm hastalar gerekli servislere dagitilmisti. Ellerimi simsiki tutuyordu,
>>birakma dercesine gözlerinden yaslar süzülürken kendimi ben de tutamaz
>>hale gelmistim, egildim yanaklarindan
>>öptüm. "Birakmayacagim seni sakin ol, üzülme sakin" diyordum hiç
>>tanimadigim, daha önce hiç görmedigim bu insana anlatilmaz bir yakinlik
>>hissediyor, sanki onun acisinin aynisini çekiyordum.çok aci çekiyordu hem
>>yalnizligindan hem de geçirmis oldugu beyin travmasindan .Ne kadar süre
>>daha onunla kaldigimi hatirlamiyorum. Avucumu birakmasiyla kendime
>>geldim.
>>
>>O artik aramizda degildi, bu dünyayi terk etmisti ve ben gelmeyen doktoru
>>suçluyor içimden Lanetler yagdiriyordum. Derken beyin cerrahi hekimi
>>gelmisti. Hastanin daha dogrusu ex ( ölmüs) gencin üzerindeki çarsafi
>>almami söyledi. çarsafi kaldirdigimda doktorun hiç bir sey söyleme firsati
>>olmadan >yere düştüğünü gördüm. Ne oldugunu anlamaya çalisiyordum. Yemekli
>>bir davetten gelmisti. Acaba çok mu sarhostu ya da kalp krizimi eçiriyordu
>>diye düşünürken diger hekim arkadaslari
>>olaya müdahale etmislerdi bile. ölen o gencecik insanin babasiydi bu
>>doktor ve kendi evladinin tedavisi için çok geç kalmisti ne yazik ki. Kötü
>>günde >oglunun acisiyla felç geçirmis ve görevine yeniden dönememisti
>>
>>Seni yeniden andim KEREM ruhun sad olsun.
>> >Hayattaki bir saatlik dost bana yillardir yasattigin tecrübeyle
>>dost
>>kalan dost .. 1986
>>
>>
>>MUTLAKA 2-3 Ayda bir bu yaziyi okurum ben. Size de tavsiye ediyorum.
>>
>>Dostluk her gün 2-3 kere telefonla konusmak degildir...
>>Dostluk yapilmasi geregine inanilan telefon görüsmeleri sirasinda diger
>>insanlarin dedikodusunu yaparak karsilikli bir seyler paylasildigini
>>zannetmek degildir...
>>Dostluk; dost bildigin kisinin en ince detaylarini bilme ihtiyaci ve
>>geregi
>>degildir...
>>Dostluk; dost bildigin kisinin senin en karisik detaylarini bilmesi
>>gerektigi de degildir...
>>Dostluk her hafta 3-5 kere görüsmek degildir...
>>
>>1 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadigin bir insani
>>birdenbire arayip, dertlesmek, hatir sormak istersen ve o insan da seni
>>geri çevirmez ve sanki daha az önce konusmusun gibi kaldiginiz yerden
>>konusmaya devam ederse, ve daha da önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene
>>ayriliga
>>ragmen bu insanin basi gerçekten sikistiginda yardimina kosacak
>>ilk insanlardan biriysen ve ayni sekilde onun da öyle oldugunu biliyorsan
>>
>>EMIN OL Kİ O kisi senin DOSTUNDUR... Sen de O'nun...
>>
>>" Her tur iliski avuç içinde duran kum taneleri gibidir. Avucumuzu
>>sikmadan, gevsekçe tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur. Avucumuzu
>>kapatip, sikmaya basladigimiz an kum taneleri parmaklarimizin arasindan
>>akmaya baslar. Bir kismini tutmayi basarsaniz da, çogu akip gider.
>>Iliskiler de böyledir. Esneklik varsa, diger insana saygi duyuluyor ve
>>özgürlük taniniyorsa iliskiler bozulmaz. Ama digger insani çok
>>bunaltirsaniz iliski de yavas yavas bozulur ve biter. Hayatta pek çok
>>insanla karsilasirsin, Ama sadece gerçek dostlar senin kalbinde bir iz
>>birakir."
>>
>>GERÇEK DOSTLARINIZI BULUP HIÇ KAYBETMEMENIZ DILEGIYLE... !!!